Uluslararası sinirbilimciler tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, gıdıklanma hissinin evrensel ve bağımsız bir fizyolojik mekanizma olduğunu kanıtladı. Farklı kültürlerden yüzlerce kişi üzerinde yapılan testler, vücuttaki ana gıdıklanma noktalarını belirlerken Darwin'in yüzyıllık teorisini de doğruladı.
İnsan anatomisinde ve beyin fonksiyonlarında en az araştırılan duyusal süreçlerden biri olan gıdıklanma hissi, uluslararası sinirbilimciler tarafından mercek altına alındı. Hollanda’daki Radboud Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen ve nörobilim dünyasının saygın yayını Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan araştırma, gıdıklanma eyleminin kültürlerden bağımsız, biyolojik olarak kodlanmış evrensel bir duygu olduğunu ortaya koydu.
FARKLI KÜLTÜRLER, AYNI GIDIKLANMA NOKTALARIAraştırma bünyesinde Çin, Hollanda ve Yunanistan kökenli 448 katılımcı üzerinde kapsamlı analizler gerçekleştirildi. Katılımcıların vücut üzerindeki gıdıklanma, ağrı ve haz noktalarını dijital modeller üzerinde işaretlemesiyle kapsamlı bir duygu haritası çıkarıldı.
Elde edilen veriler, duygusal temasların ve sarılma gibi fiziksel eylemlerin kültürden kültüre farklı anlamlar taşımasına karşın gıdıklanma haritasının tüm insanlarda aynı olduğunu gösterdi. Araştırmada vücudun en hassas ve en çok gıdıklanan "sıcak noktaları" sırasıyla boyun, koltuk altı, karın ve ayak tabanları olarak tescillendi.

Sinirbilimciler elde edilen haritaları, gıdıklanma üzerine geçmişten günümüze öne sürülen beş farklı bilimsel teoriyle karşılaştırdı. Yapılan analizlerde, ünlü evrimsel biyolog Charles Darwin'in ortaya attığı gıdıklanma hipotezi kısmen doğrulandı.
Darwin'in "Günlük yaşamda en az dokunulan ve dış etkenlere karşı en az temas eden vücut bölgeleri gıdıklanmaya karşı en hassas alanlardır" teorisi bilimsel verilerle örtüştü. Ancak araştırmacılar gıdıklanma mekanizmasının sadece temas sıklığıyla açıklanamayacak kadar karmaşık nörolojik süreçler içerdiğini kaydetti.
İNSANLARA ÖZGÜ DEĞİL: EVRİMSEL SÜRECİN EĞLENCELİ MİRASIAraştırmada kullanılan güçlü ve tekrarlayan basınçla kahkahayı tetikleyen "gargalesis" tipi gıdıklanmanın insan dışındaki canlılarda da görüldüğü ifade edildi. İnsansı maymunların kendi aralarında gıdıklaştığı, sıçanların ve misk kedilerinin ise insan gıdıklamasına refleks olarak kahkaha benzeri tepkiler verdiği hatırlatıldı.
Sinirbilimci Dr. Ziliang Xiong, gıdıklanmanın ağrı veya haz duygularının bir birleşimi ya da türevi olmadığını, beyinde ve fizyolojide tamamen kendine özgü ayrı bir kategori oluşturduğunu bildirdi. Tıp dünyası, gıdıklanma haritasının ve nörolojik altyapısının çözülmesinin dokunma duyusu ve beyin refleksleri üzerine yürütülecek yeni araştırmalara öncülük edeceğini ifade ediyor.